
Loftcaz Listening Sessions : Moog Efsanesi
Wugo Originals Sunar: LoftCaz Listening Sessions Vol. 4 Elektronik müzik tarihinin, synthesizer’ların ve onları çevreleyen hikâyelerin izini süren Cereyanlı Musiki (@cereyanlimusiki), bu kez modern müziğin sesini değiştiren enstrümanlardan birine kulak veriyor. Urcun Bolkan’ın seçkisi ve anlatımıyla Moog’un 60 yıllık hikâyesinin izini sürüyoruz. Bir zamanlar elektronik müziğin nasıl duyulacağını kimse bilmiyordu. 1964’te Robert Moog ve Herbert Deutsch’un elektronik devrelerle yaptıkları deneyler, birkaç yıl içinde popüler müziğin sesini değiştirmeye başladı. Bach’tan psychedelic pop’a, Sun Ra’dan Stevie Wonder’a, funk’tan disco ve elektronik müziğe… Moog bazen bir orkestra, bazen uzaydan gelen garip bir ses, bazen de dans pistini titreten bir bas oldu. Bu dalga Türkiye’ye de ulaştı: Metin Alatlı’nın “Dede Efendi ’75”inden Murat Ses’e, Barış Manço ve Kurtalan Ekspres’e uzanan çizgide Moog, Anadolu ve Türk müziğinin sesleriyle buluşarak kendine bambaşka bir yol açtı. Bu gece, ilk Moog kayıtlarından Switched-On Bach ve Moogsploitation çılgınlığına; “Pop Corn”, “Lucky Man”, “Dede Efendi ’75”, “Flash Light” ve “I Feel Love” üzerinden bugüne uzanan 60 yıllık bir elektronik müzik yolculuğuna çıkıyoruz. Plaklar, tuhaf hikâyeler, bolca müzik. Moog’un değil, onunla neler yapıldığının hikâyesi.

